Şablon
Göbeklitepe BM'de sergileniyor: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan paylaşım

‘Tarihin Sıfır Noktası’ olarak adlandırılan Göbeklitepe’deki dikilitaşların bir replikası, New York’taki Birleşmiş Milletler binasının bahçesinde sergilenmeye başladı. Cumhurbaşka nı Erdoğan, BM bahçesindeki Göbeklitepe'deki dikilitaşların replikasını ziyaret ederek paylaşım yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığının ortak çabalarıyla yürütülen çalışma sonrası, UNESCO Dünya Miras Listesi'ne 2018'de kaydedilen Göbeklitepe'yi temsilen, alanda bulunan T formlu P18 dikilitaşının 1/2 oranında küçültülmüş kopyası, BM'nin bahçesinde sergilenmeye başladı. Daha... » - ntv.com.tr ntv.com.tr -

10:26

22.09.2021
Diğer Haberler

Şablon
Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Kurulu'nda dünya liderlerine seslendi

SON DAKİKA HABERİ: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler'in 76. Genel Kurulu'nda liderlere seslendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul Salonu'nda BM'nin 76'ncı Genel Kurulu görüşmelerinde katılımcılara hitap etti. Konuşmasına, Genel Kurul'a katılanları selamlayarak başlayan Erdoğan, Birleşmiş Milletler 76'ncı Genel Kurulu'nun ülkeler ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi. Erdoğan, 2 yıl sonra tekrar Genel Kurul'da bulunmaktan ve burada hitap etmekten büyük memnuniyet duyduğunu belirterek, geride bırakılan yaklaşık 2 yılda tüm insanlığın sancılı günler geçirdiğini anımsattı. "Son asrın en büyük sağlık krizi olarak nitelenen Kovid-19 salgınında, aralarında dostlarımızın, yakınlarımızın, sevdiklerimizin de olduğu 4,6 milyon insanı kaybettik." diyen Erdoğan, gösterilen onca çabaya ve aşılamada alınan mesafeye rağmen salgının olumsuz etkilerinin halen devam ettiğine dikkati çekti. Birleşmiş Milletler 76'ncı Genel Kurulu'nun da işte böyle bir atmosferde gerçekleştiğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti: "Burada vereceğimiz dayanışma ve iş birliği mesajlarının, salgınla mücadeleyi desteklemenin yanı sıra, zor günler yaşayan milyarlarca insanın umutlarını artıracağına da inanıyorum. Genel Kurulumuzun, uluslararası toplumun meselelerinde çözümüne daha etkin katkı sağlaması için güçlendirilmesi gerekiyor. Bu doğrultuda verimli çalışmalar yapan 75'inci Genel Kurul Başkanı Sayın Volkan Bozkır'a şükranlarımı sunuyorum. 76'ncı Genel Kurul Başkanlığını üstlenen Sayın Abdullah Şehid'in devraldığı bayrağı çok daha yukarılara taşıyacağına inanıyorum. Türkiye olarak, Genel Kurul'un faaliyetlerini en verimli şekilde icra etmesi için üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeyi sürdüreceğiz. Bu vesileyle, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği görevini bir kez daha üstlenen Sayın Guterres'i tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum." Bu yılki Genel Kurul'un "Umutla Dayanaklılığı İnşa Etmek" temasıyla düzenlenmesinin fevkalade isabetli olduğunun altını çizen Erdoğan, "Öncelikle, acı da olsa, bir gerçeği ifade etmek istiyorum. İnsanlık olarak bize büyük bir aile olduğumuzu tekrar hatırlatan bu salgında, ne yazık ki, küresel dayanışma açısından iyi bir imtihan verilemedi. Bilhassa az gelişmiş ülkeler ve yoksul toplum kesimleri, salgın karşısında adeta kaderlerine terk edildi." dedi. "TURKOVAC'I TÜM İNSANLIĞIN İSTİFADESİNE SUNACAĞIZ" Dünya genelindeki can kaybının yüksekliğinde, küresel sistemin artık çözüm yerine sorun çıkaran, sorunları derinleştiren, sorunları çözümsüzlüğe mahkum eden çarpık yapısının da payının bulunduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu: "Milyonlarca insanın hayatını kaybettiği, 10 milyonlarca insanın virüsün pençesinde kıvrandığı bir dönemde, aşı milliyetçiliğinin farklı yöntemlerle halen sürdürülüyor olması, insanlık adına yüz kızartıcıdır. Kovid-19 salgını gibi küresel bir felaketin üstesinden, ancak uluslararası iş birliği ve dayanışmayla gelinebileceği açıktır. Tüm ülkeler bu salgından kurtulmadan, herhangi bir ülkenin tek başına güvenle hayatını sürdürmesi mümkün değildir. Genel Kurul'da ortaya konacak iradenin, bu hakikatin anlaşılması bakımından bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz. Salgın döneminde küresel iş birliğinin önemi yanında tıp biliminin ulaştığı yüksek seviyeyi de görme imkanı bulduk. Dünya Sağlık Örgütü tarafından onaylanan ilk aşının Almanya'da yaşayan Türk kökenli iki bilim insanı tarafından geliştirilmesinden gurur duyduk." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" inancıyla ilk günden itibaren eldeki imkanları dost ve kardeş ülkelerle paylaşmaya çalıştıklarını belirterek, Türkiye'nin bir taraftan vatandaşlarına en iyi sağlık hizmetini sunarken, diğer taraftan da 159 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa tıbbi yardım gönderdiğini anımsattı. "Yerli aşımız TURKOVAC'ı yakın zamanda milletimizle birlikte tüm insanlığın istifadesine sunacağımızı ifade etmek istiyorum." diyen Erdoğan, Dünya Sağlık Örgütünün güçlendirilmesi ve salgınlara karşı sözleşme hazırlanması girişimlerini desteklediklerini vurguladı. "AFGAN HALKININ HUZURA KAVUŞMASINI TEMENNİ EDİYORUZ" Kamu sağlığının korunması ile sosyal ve ekonomik hayatın devamı arasında makul bir denge kurulması gerektiğine işaret eden Erdoğan, "Yaşadığımız hadiseler bize bazı gerçekleri tekrar hatırlatmaktadır. Sevinçlerimiz gibi hüzünlerimiz, acılarımız gibi başarılarımız, sorunlarımız gibi çözümlerimiz de ortaktır." dedi. "Ben yaptım oldu" mantığıyla hareket edildiğinde, bunun faturasını sadece belli başlı ülkelerin değil, tüm insanlığın ödediğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: "Sahadaki gerçekleri ve sosyal dokuyu dikkate almayan dayatmacı yöntemlerle meselelere çözüm üretilemeyeceği, en son Afganistan'da, hem de çok acı bir şekilde görülmüştür. Afganistan halkı, 40 seneden fazladır süren istikrarsızlık ve çatışmaların sonuçlarıyla baş başa bırakılmıştır. Siyasi süreçten bağımsız olarak Afganistan'ın uluslararası camianın yardımına ve dayanışmasına ihtiyacı bulunuyor. Ülkede bir an önce barış, istikrar ve güvenliğin tesis edilerek, Afgan halkının huzura kavuşmasını temenni ediyoruz. Türkiye olarak, bu zor günlerinde Afgan halkına karşı kardeşlik görevimizi yerine getirmeyi sürdüreceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'de tüm dünyanın gözlerinin önünde yüz binlerce kişinin ölümüne, milyonlarca kişinin yerlerinden edilmesine neden olan insani dramın 10'uncu yılını geride bıraktığına dikkati çekerek, Türkiye'nin bir yandan 4 milyona yakın Suriyeliye kucak açarken, bölgeyi kana ve gözyaşına boğan terör örgütlerine karşı da sahada mücadele ettiğini hatırlattı. "SURİYE KRİZİNİN DEVAM ETMESİNE İZİN VEREMEZ" DEAŞ'la göğüs göğüse çarpışan ve bu terör örgütünü hezimete uğratan tek NATO müttefikinin Türkiye olduğunu anımsatan Erdoğan, Türkiye'nin sahadaki varlığıyla, PKK terör örgütünün Suriye'deki uzantılarının işlediği katliam ve etnik temizlik faaliyetlerinin de önüne geçtiğini söyledi. Türkiye'nin şehitler verme pahasına yürüttüğü çabalar sonucunda güvenli hale getirdiği bölgelere, şu ana kadar 462 bin Suriyelinin gönüllü olarak geri dönüşünü sağladıklarını belirten Erdoğan, aynı şekilde, İdlib'deki Türkiye varlığı sayesinde, milyonlarca insanın hem canının kurtulduğunu hem yerinden edilmesinin önlendiğini vurguladı. "Uluslararası toplum, bir 10 yıl daha Suriye krizinin devam etmesine izin veremez." ifadesini kullanan Erdoğan, soruna, Suriye halkının beklentilerini karşılayacak şekilde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararı temelinde siyasi bir çözüm bulunması için daha güçlü bir irade ortaya konulması gerektiğinin altını çizdi. Suriye'nin kuzeybatısına Türkiye üzerinden ulaştırılan BM insani yardım mekanizmasının 12 ay süreyle uzatılmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirten Erdoğan, "Bu konuda sergilenen uzlaşmacı yaklaşımın, siyasi sürecin ilerletilmesi ve sığınmacıların gönüllü, güvenli ve onurlu şekilde geri dönüşlerinin sağlanması için de ortaya konulmasını temenni ediyoruz. Bölgedeki terör örgütleri arasında ayrım yapılmasının, bunların taşeron olarak kullanılmasının kabul edilemez olduğunu, huzurlarınızda tekrar ifade etmek istiyorum." diye konuştu. Son 10 yılda dünyanın farklı ülkelerinde yaşanan terör eylemlerinin, terörün sadece Türkiye'nin değil tüm insanlığın ortak düşmanı olduğunu gösterdiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve milli güvenliğimizi tehdit eden terör örgütleriyle mücadelemiz kararlılıkla sürecektir. Ülkemizde, Suriyeliler dışında da sayıları 1 milyonu aşan çeşitli statülerde göçmen vardır." bilgisini verdi. Afganistan'daki gelişmeler sebebiyle son dönemde, bu ülkeden de göç akını ihtimaliyle karşı karşıya olunduğunu kaydeden Erdoğan, "Suriye krizinde insanlık onurunu kurtaran bir ülke olarak, artık yeni göç dalgalarını karşılamaya ne imkanımız ne de tahammülümüz vardır. Adil yük ve sorumluluk paylaşımı temelinde, tüm paydaşların bu konuda üzerine düşeni yapmasının vakti çoktan gelmiştir. Artık 1951 Cenevre Sözleşmesini ve uluslararası insani hukuku aşındıranlara karşı somut bir tavır ortaya konulmalıdır." ifadelerini kullandı. "MEŞRU HÜKÜMETİN YANINDA DURULMASI ÇAĞRIMI TEKRARLIYORUM" Libya'da uluslararası meşruiyete verilen güçlü destek sayesinde ateşkesin tesis edildiğini ve ardından da Başkanlık Konseyi ve Milli Birlik Hükümeti kurulduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Milli Birlik Hükümetinin, kamu hizmetlerinin sağlanması, tüm kurumların birleştirilmesi ve seçimlerin zamanlıca düzenlenmesi çabalarına destek vermeye devam edeceğiz. Uluslararası topluma Libya'nın tüm bölgelerini temsil eden meşru hükümetin yanında durulması çağrımı tekrarlıyorum. Bölgemizde istikrarsızlığı körükleyen, barış ve güvenliği tehdit eden en önemli sorunlardan biri de İsrail-Filistin ihtilafıdır. Filistin halkına yönelik zulüm sürdükçe, Orta Doğu'nun kalıcı barış ve istikrara kavuşması mümkün değildir. Bunun için işgal, ilhak ve yasa dışı yerleşim politikalarına mutlaka ve derhal son verilmelidir. Kudüs'ün 1947 tarihli Birleşmiş Milletler kararına dayanan uluslararası statüsüne, Harem-i Şerif'in mahremiyetine ve Filistin halkının haklarına yönelik ihlallere karşı durmayı sürdüreceğiz. Barış süreci ve iki devletli çözüm vizyonu, daha fazla gecikmeksizin yeniden canlandırılmalıdır." Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1967 sınırları temelinde, özellikle başkenti Kudüs olan, bağımsız ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti'nin kurulmasının, öncelikli hedefleri arasındaki yerini koruduğunu belirtti. "AZERBAYCAN, ÖZ TOPRAKLARINDAKİ İŞGALİ SONA ERDİRMİŞTİR" Kafkasya'daki istikrar bakımından yakın dönemde önemli adımların atıldığını hatırlatan Erdoğan, "Azerbaycan, meşru müdafaa hakkını kullanarak, Güvenlik Konseyi'nin yıllardır uygulanmayan kararlarına konu olan öz topraklarındaki işgali sona erdirmiştir. Bu gelişme, bölgede, kalıcı barış adına yeni fırsat pencerelerinin açılmasına da imkan sağlamıştır. Tarafların atacağı her olumlu adımı desteklemek kararındayız. İlhakını tanımadığımız Kırım dahil, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunmasına önem veriyoruz." ifadelerini kullandı. Çin'in toprak bütünlüğü perspektifinde Müslüman Uygur Türklerinin temel haklarının korunması hususunda daha çok çaba gösterilmesi gerektiğine inandıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Keşmir'de 74 yıldır süregelen sorunun, taraflar arasında diyalog yoluyla ve ilgili BM kararları çerçevesinde çözülmesinden yana olan tavırların sürdüğünü ifade etti. Bangladeş ve Myanmar'daki kamplarda zor şartlarda yaşayan Rohingya Müslümanlarının anavatanlarına güvenli, gönüllü, onurlu ve kalıcı şekilde geri dönüşlerinin sağlanmasına da destek verdiklerini bildiren Erdoğan, şunları kaydetti: "Kıbrıs meselesinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözüm, ancak sonuç odaklı, gerçekçi bir yaklaşımla mümkündür. BM'nin eşit olarak kabul ettiği Ada'daki iki halktan birinin lideri sizlere hitap edebilirken, diğer liderin bu platformda sesini duyuramaması adil değildir. Çözüm için Ada'nın asli unsuru olan Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi gerekiyor. Kıbrıs Türk halkının ortaya koyduğu yeni çözüm vizyonunu destekliyoruz. Buradan, uluslararası topluma Kıbrıs Türklerinin görüşlerini açık fikirlilikle ve önyargısız bir şekilde değerlendirme çağrısında bulunuyorum. Doğu Akdeniz'deki sükunet ortamının devamı ortak çıkarımızadır. Deniz yetki alanlarının paylaşımına ilişkin sorunların uluslararası hukuk ve iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde çözülmesini temenni ediyoruz. Bunun için öncelikle Doğu Akdeniz'de en uzun kıyıya sahip Türkiye'yi bölgede yok sayan anlayıştan vazgeçilmesi şarttır. Diyalog ve iş birliği için bölgedeki tüm aktörlerin yer alacağı 'Doğu Akdeniz Konferansı' düzenlenmesi önerimiz hala masadadır." "TÜRKİYE, HAKKANİYETLİ BİR DÜNYA YOLUNDA ATILAN HER ADIMIN YANINDA OLMUŞTUR" Benzer şekilde Ege Denizi'ndeki sorunların da yine ikili diyalogla çözülmesi gerektiğine inandıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Avrupa Birliği'ne üyelik sürecindeki kararlılığımızı da sürdürüyoruz. Afrika ile yüzyıllara dayanan köklü bağlarımızdan aldığımız güçle bugün de kıtayla ve Afrika Birliği ile dayanışma içindeyiz." dedi. Bu anlayışla Üçüncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesinin gelecek dönemde Türkiye'de yapılması için gerekli çalışmaları sürdürdüklerini ifade eden Erdoğan, "Yeniden Asya girişimimizle de Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki birleştirici konumunu pekiştiriyoruz. Aynı şekilde Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ikili ve çok taraflı platformlarda ilişkilerimizi geliştirmeye büyük önem veriyoruz. Türkiye, herkes için daha güvenli, huzurlu, müreffeh, hakkaniyetli bir dünya yolunda atılan her adımın yanında olmuştur, bundan sonra da olmaya devam edecektir." diye konuştu. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ Erdoğan, dünyanın, üzerindeki milyonlarca canlı türüne kucak açarken bu cömertliğinin karşılığında, sadece tabiatın dengesine saygı duyulmasını istediğini belirterek, insanoğlunun tarih boyunca sürdürdüğü gelişme ve kalkınma arayışında dünyanın sunduğu kaynakları hoyratça kullandığını söyledi. Asırlardır devam eden bu sürecin sonunda tabiatın kendi dengesi dışında, tamamen insanoğlunun yol açtığı tehditlerle karşı karşıya bulunduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu: "İklim değişikliği, hava kirliliği, su ve gıda güvenliği, biyoçeşitliliğin kaybı gibi başlıklar altında toplayabileceğimiz sorunlar, insanlığın geleceğini belirsizliğe atacak boyuta ulaşmıştır. Bu başlıklardan iklim değişikliği, çevre sorunu olmanın ötesinde telafisi imkansız sonuçlara yol açması bakımından, üzerinde özellikle durulması gereken bir konudur. Sanayi öncesi döneme kıyasla yüzde 50 artış gösteren karbondioksit, metan, azot oksit gibi sera gazları, dünyamızın adeta ateşini yükseltiyor. Nitekim bir süredir dünyanın her tarafında, sanayi öncesi döneme göre 1,1 santigrat derece artış gösteren sıcaklığın yol açtığı afetler yaşanıyor. Asya ve Avrupa'da seller, Amerika'da kasırgalar, Afrika'da kuraklık, Akdeniz çanağında yangınlar, Grönland'ın zirvesine yağmur, çöllere kar yağması gibi alışık olmadığımız hadiselerle karşılaşıyoruz. Bu afetler, çevreye ve ekosisteme verdiği zararlar yanında, insanların can ve mal güvenliğini de tehdit ediyor." "İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN EN BÜYÜK ETKİSİ BÜYÜK ŞEHİRLERİN MERKEZİNDE YAŞAYAN NÜFUSLAR ÜZERİNDE GÖRÜLECEKTİR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, pek çok yerde insanların toplu olarak başka yerlere gitmeye, göç etmeye hazırlandığına dikkati çekerek, "Halbuki dünya henüz Suriye ve Afganistan gibi çatışma kaynaklı kriz bölgelerinin yol açtığı mülteci meselesine çözüm bulamadı. Böyle bir dönemde, kuraklık, gıda sıkıntısı, hava olayları gibi sebeplere dayalı yüzlerce milyonluk göçlerle nasıl baş edileceği meçhuldür. İklim değişikliğinin en büyük etkisi büyük şehirlerin merkezinde yaşayan nüfuslar üzerinde görülecektir. Mesela içinde bulunduğumuz New York şehri, sadece iki hafta arayla maruz kaldığı dev kasırgaların yol açtığı ve her biri ancak 500 yılda bir görülebilen yağışlar yüzünden zor günler geçirmiştir. Avrupa'nın batısını etkileyen yağışların sebep olduğu yıkımlar, hala onarılamamıştır." ifadelerini kullandı. Türkiye olarak bu konuda en hızlı ve etkin çözümler üreten ülke olunmasına rağmen, oldukça sıkıntılı günler yaşandığını vurgulayan Erdoğan, "Dünyadaki altyapının önemli bir bölümü son iki asrın ürünüdür. İklim değişikliğinin yol açtığı değişimleri bu altyapıyla karşılayabilmek mümkün değildir. Küresel sıcaklık artışının devam etmesi, dolayısıyla daha yoğun yağışların gelecek olması hepimizi yeni arayışlara yöneltmelidir. Mesela, şehir planlamalarının artık iklim değişiklinin yol açtığı sonuçlar göz önünde bulundurularak yapılması zorunlu hale gelmiştir. En önemli karbon yutak alanları arasında yer alan ormanların, bir yandan arazi kullanımıyla, diğer yandan yangınlarla yok olmaya yüz tutması, dünyamızı bekleyen bir diğer tehlikedir." değerlendirmesini yaptı. Erdoğan, sıcaklık artışının etkilediği bir diğer alanın da denizler olduğuna işaret ederek, genleşen su ve eriyen buzulların, deniz seviyelerini son bir asırda 20 santimetre yükselttiğini vurguladı. Bu rakamın, "dünyanın son 3 bin yılındaki en hızlı artışı" ifade ettiğini aktaran Erdoğan, "Şayet etkin önlemler alınmaz ve sera gazı emisyonları artmayı sürdürürse, yüzyılımızın sonunda deniz seviyelerinin 1 metreden fazla yükselmesi bekleniyor. Böyle bir yükseliş, kıyı şehirlerinin ve ada devletlerinin önemli bölümünün haritalardan silinmesi demektir. Tabii bu durum beraberinde yeni ve devasa kitlelerden oluşan göç dalgalarını da getirecektir. Dikkatinizi çekmek istiyorum, saydığım tüm bu sorunlar sadece sıcaklıktaki 1,1 santigratlık artışla ortaya çıkmıştır. Bu artış 1,5 santigrata, 2 santigrata ve daha fazlasına yükseldiğinde nelerle karşılaşabileceğimizin takdirini sizlere bırakıyorum." diye konuştu. "ÜLKELERİN ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMASI ŞARTTIR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu gelişmeler üzerine, dünya devletleri olarak, iklim değişikliğiyle mücadele için 2015'te bir araya gelerek, Paris İklim Anlaşmasında mutabık kalındığını anımsattı. Anlaşmanın, yüzyılın ortasına kadar küresel sıcaklık artışını 1,5 derece ile sınırlı tutulmasını hedeflediğine işaret eden Erdoğan, "Ancak gidişat, tedbir alınmadığı takdirde, bunun çok da mümkün olmadığına işaret ediyor. Bunun için öncelikle ve en çok da iklim değişikliğine yol açan sorunların ortaya çıkmasında tarihi sorumluluğu olan ülkelerin elini taşın altına koyması şarttır." ifadelerini kullandı. "BU DEFA KİMSENİN, 'BEN GÜÇLÜYÜM, FATURA ÖDEMEM' DEME HAKKI YOKTUR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Koronavirüs salgınının önüne, geliştirilen aşılarla geçmek belki mümkün olabilecek. Ama iklim değişikliği konusunda böyle bir laboratuvar çözümü bulunabilmesi söz konusu değildir. İşte bunun için her fırsatta dile getirdiğimiz 'Dünya 5'ten büyüktür' tespitini, iklim değişikliği hususunda da tekrarlıyoruz. Tabiata, havamıza, suyumuza, toprağımıza, yeryüzüne kim en çok zararı verdiyse, doğal kaynakları kim vahşice sömürdüyse, iklim değişikliğiyle mücadeleye en büyük katkıyı da onlar yapmalıdır. Geçmişten farklı olarak bu defa kimsenin, 'Ben güçlüyüm, fatura ödemem' deme hakkı yoktur. Çünkü iklim değişikliği, insanoğluna oldukça adil davranıyor. Avrupalı-Asyalı, Amerikalı-Afrikalı, zengin-fakir farkı dinlemeden herkese aynı muameleyi yapıyor." "PARİS İKLİM ANLAŞMASI'NI ÖNÜMÜZDEKİ AY MECLİSİMİZİN ONAYINA SUNMAYI PLANLIYORUZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hepimize düşen görev, bu tehdit karşısında, hakkaniyete dayalı bir yük paylaşımıyla tedbirlerimizi almak, yükümlülüklerimizi süratle yerine getirmektir." diye konuştu. Türkiye olarak bu anlayışla hareket ettiklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Paris İklim Anlaşmasına ilk imza atan ülkelerden biriyiz. Ancak, yükümlülüklerle ilgili adaletsizlikler sebebiyle henüz bu anlaşmayı yürürlüğe koymamıştık. Son dönemde bu çerçevede kaydedilen mesafenin ardından aldığımız kararı, buradan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulundan tüm dünyaya duyurmak istiyorum. Paris İklim Anlaşması'nı, atılacak yapıcı adımlara uygun şekilde ve ulusal katkı beyanımız çerçevesinde, önümüzdeki ay Meclisimizin onayına sunmayı planlıyoruz. Glasgow'da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansından önce, 'karbon nötr' hedefli anlaşmanın onay aşamasını tamamlamayı düşünüyoruz. Yatırım, üretim, istihdam politikalarımızda köklü değişikliğe yol açacak bu süreci, 2053 vizyonumuzun ana unsurlarından biri olarak kabul ediyoruz." "TÜRKİYE, İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE ÇEVRENİN KORUNMASI HUSUSLARINDA DA ÜZERİNE DÜŞENLERİ YAPACAKTIR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de iklim değişikliğiyle ilgili atılan diğer adımlara da işaret ederek, Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatına uyum için gereken eylem planının hazırlanıp, geçen aylarda devreye alındığını belirtti. Eşi Emine Erdoğan öncülüğünde yürütülen "sıfır atık" projesiyle, geri kazanım oranını 3 yılda 9 puan artırdıklarına dikkati çeken Erdoğan, "Orman varlığımızı 20,8 milyon hektardan yaklaşık 23 milyon hektara yükselterek yutak alanlarımızı çoğalttık. Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretiminde kurulu gücümüz içindeki payını yüzde 53'e çıkardık." bilgisini paylaştı. Erdoğan, sanayiyi temiz üretim faaliyetlerine uygun şekilde yapılandıracak adımların uzunca bir süredir teşvik edildiğini anımsatarak, bu çalışmaları, gereken finansman desteğini alarak daha ileriye taşıma konusunda kararlı olduklarının altını çizdi. "Küresel hiçbir soruna, krize, çağrıya kayıtsız kalmayan Türkiye, iklim değişikliği ve çevrenin korunması hususlarında da üzerine düşenleri yapacaktır." diyen Erdoğan, karşı karşıya kalınan tüm zorluklara rağmen daha adil bir dünyanın mümkün olduğu inancını taşıdıklarını vurguladı. Erdoğan, Birleşmiş Milletleri, bu doğrultuda tüm insanlığı ilgilendiren meselelerin çözümü için yegane platform olarak görmeyi sürdürdüklerinin altını çizerek, BM binasının hemen karşısında yer alan ve açılışı dün yapılan yeni Türkevi'nin de Birleşmiş Milletler sistemine olan güvenin bir ifadesi olduğunu dile getirdi. "BARIŞ, İSTİKRAR, REFAH VE MUTLULUK İÇİNDE BİR DÜNYAYI BERABERCE İNŞA EDEBİLİRİZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyadaki en büyük beş diplomatik ağdan birine sahip bir ülke olarak, geniş bir coğrafyada, vicdanlı ve adil çözümler için sahada ve masada güçlü şekilde varlık gösteriyoruz. Barış, istikrar, refah ve mutluluk içinde bir dünyayı beraberce inşa edebiliriz." diye konuştu. Erdoğan, BM'nin 76'ncı Genel Kurul çalışmalarının başarıyla geçmesi temennisinde bulundu. Daha... » - ntv.com.tr ntv.com.tr -

22:11

21.09.2021

Şablon
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terör örgütlerine kaptıracak tek bir gencimiz yok

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan BM Genel Kurulu için gittiği New York'ta temaslarına başladı. ABD'deki TÜRKEN Vakfı heyetiyle buluşan Erdoğan, "Bizim terör örgütlerine kaptırac ak tek bir gencimiz, tek bir evladımız yok" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İster DEAŞ, ister PKK, ister FETÖ olsun bizim terör örgütlerine kaptıracak tek bir gencimiz, tek bir evladımız yoktur" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York'taki yeni Türkevi'nde TÜRKEN Vakfı Heyetini kabul etti. Buradaki konuşmasına vakıf yöneticileri ve gençleri selamlayarak başlayan Erdoğan, kabulü, açılışı yapılan Türkevi'nde gerçekleştirmenin memnuniyetini yaşadıklarını söyledi. Erdoğan, gençlerle son olarak geleneksel gala yemeği vesilesiyle iki yıl önce bir araya geldiklerini, salgın dolayısıyla geçen seneki ziyaretlerini tehir etmek zorunda kaldıklarını hatırlattı. Türkiye'nin tecrübeli bir diplomatı, aynı zamanda AK Parti'de siyaset yapmış, bakanlık görevinde bulunmuş Volkan Bozkır'ın Genel Kurul Başkanlığı döneminde ABD'de bulunmayı arzu ettiklerini dile getiren Erdoğan, küresel corona virüs salgını dolayısıyla alınan kısıtlayıcı tedbirlerin buna müsaade etmediğini belirtti. Erdoğan, iki yıllık aranın ardından yine ABD'de bulunduklarını anımsatarak bu süre zarfında vakıfları, dernekleri ve gençlere sahip çıkan gönüllü teşekkülleri ihmal etmediklerini ifade etti. Video konferans vasıtasıyla vakıf veya derneklerin düzenledikleri programlara iştirak ettiklerini ve yürütülen faaliyetler hakkında düzenli bilgi aldıklarını vurgulayan Erdoğan, yaşanılan sıkıntıları ve karşılaşılan sorunları çözmenin çabası içerisinde olduklarına değindi. Gençlerin Amerika'daki çatısı ve yuvası olarak gördükleri TÜRKEN'in çalışmalarını da aynı şekilde yakından izlediklerini dile getiren Erdoğan, "Salgın sürecinde Amerika'daki Müslüman öğrenci kardeşlerimize yönelik özellikle desteklerinizi sürdürdüğünüzü biliyorum. Çabalarınızdan ve fedakarlıklarınızdan ötürü sizleri tebrik ediyorum" diye konuştu. "GENÇLERİNE SIRTINI DÖNEN MİLLETİN İSTİKBALİ TEHDİT ALTINDADIR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sevgili gençler; insan ömrünün en kıymetli hazinesi hayat mevsimlerinin bahar yılları olan gençlik aynı zamanda bireyin şahsiyet ve karakterinin teşekkül ettiği en kritik dönemdir. Gençlerine sırtını dönen, onların ruh ve gönül dünyalarının imarı için gerekli özeni göstermeyen bir milletin istikbali tehdit altında demektir. Bu konuda yaşanacak en küçük bir ihmalin ülkemize, milletimize ve elbette davamıza çok ağır faturaları olacaktır." dedi. Hükümetleri döneminde gençlerle ilgili yürüttükleri çalışmalara bu hassasiyetle yaklaştıklarına dikkati çeken Erdoğan, "Gençlerimizin kendilerini en güzel en donanımlı şekilde yetiştirmeleri için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadık. Devletimizin kurumlarının verdiği burs ve desteklerden, vakıflarımızın teşvik edilmesine kadar her türlü imkanı kendilerine sunduk. TÜRKEN Vakfımız da yürüttüğü faaliyetlerle hem kendi gençlerimize hem de ülkemizin ve Türk-Amerikan toplumunun geleceğine yatırım yapıyor. Vakfımızın gerçekleştirdiği örnek faaliyetler çağımızın vebası olan İslam düşmanlığıyla mücadelemize de önemli katkılar sağlıyor. Gençlik Köprüleri gibi programlar sayesinde ülkemize yönelik ön yargıların kırılmasına sizler yardımcı oluyorsunuz." değerlendirmesinde bulundu. "MANKURT SÜRÜSÜNÜN GENÇLERİMİZİ ZEHİRLEMESİNE FIRSAT VERMEYECEĞİZ" Bu programın gelecek yıllarda katılımcı sayısının daha da artırılarak sürdürülmesini temenni ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "İster DEAŞ, ister PKK, ister FETÖ olsun bizim terör örgütlerine kaptıracak tek bir gencimiz, tek bir evladımız yoktur. Bilerek ya da bilmeyerek bu yapıların ağına düşen, ulaşamadığımız, elinden tutamadığımız her bir gencimizin sızısını yüreğimizde hissediyoruz. Bunun için onlar bir çalışıyorsa biz beş çalışacağız, onlar bir faaliyet yapıyorsa, biz on faaliyet yapacağız. Karşımızdakiler bir gence ulaşıyorsa biz yüzlercesine, binlercesine ulaşmaya gayret göstereceğiz ama bu hainlerin, bu mankurt sürüsünün gençlerimizin aklını ve kalbini zehirlemesine fırsat vermeyeceğiz. Her kesimden gençlerimize sahip çıkma konusunda TÜRKEN Vakfına gönül veren, bu çatı altında çaba gösteren siz kardeşlerime ben güveniyorum." "SİZLER AYDINLIK YARINLARIMIZIN TEMİNATISINIZ" "Türkiye Cumhurbaşkanı olarak her fırsatta gençlere şu hususları hatırlatıyorum" diyen Erdoğan şunları kaydetti: "Sizler asla sıradan bir ülkenin, sıradan bir milletin evlatları değilsiniz, hepiniz de tarihiyle, birikimiyle, vicdanıyla, değerleriyle, mağdur ve mazlumlara sahip çıkmasıyla maruf, necip bir milletin evlatlarısınız. Atanız Sultan Alparslan'dır, Fatih'tir, Yavuz'dur, Sinan'dır, Barbaros'tur, Hayme Ana'dır, Nene Hatun'dur. Siz Çanakkale'de, İstiklal Harbi'nde daha nice büyük mücadelelerde destan yazan kahramanların mirasçılarısınız. Bugün de vatanı, bayrağı, ezanı ve istikbali söz konusu olduğunda ölümü öldüren cesur bir milletin çocuklarısınız. 15 Temmuz gecesi milletimiz çıplak elleriyle tankları durdurarak silahları susturarak tüm dünyaya demokrasi ve özgürlük dersi vermiştir. Başınızı asla yere eğmeyin, özgüveninizi asla kaybetmeyin, ümidinizi hiçbir zaman yitirmeyin, karamsarlığa kesinlikle kapılmayın. Her biriniz bizim ve ailenizin istikbalisiniz, sizler aydınlık yarınlarımızın teminatısınız. Bilimde, sanatta, sporda, inovasyonda, teknolojide çığır açacak projelere inşallah sizler imza atacaksınız. Çok yakında önemli sorumluluklar üstlenecek, önemli görevlere gelecek, ülkemize aşkla, şevkle, sevda ile hizmet edeceksiniz. Sizlerden sadece eğitiminize, hedeflerinize odaklanmanızı, ülkeniz, milletiniz ve kendiniz için hayal kurmaya devam etmenizi özellikle istiyorum. Rabb'im yar ve yardımcınız olsun diyorum. Eğitiminizde ve diğer çalışmalarınızda sizlere Mevla'dan muvaffakiyetler niyaz ediyorum." Daha... » - ntv.com.tr ntv.com.tr -

23:53

20.09.2021
Diğer Haberler

...
Başkan’ın donduğu an

BM Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır’la 1 yıllık görev süresini konuştum - Hurriyet Hurriyet -

06:28

19.09.2021
Diğer Haberler

...
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Teşekkürler Volkan ağabey

Dışişleri Bakanlığı, eski Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi Volkan Bozkır’ın, 14 Eylül 2020 tarihinde üstlendiği Birleşmiş Milletler (BM) 75’inci Genel Kurul B aşkanlığı görevini tamamladığını açıkladı. Daha... » - Hurriyet Hurriyet -

07:00

16.09.2021


...
Dışişleri Bakanlığı: Volkan Bozkır görevini tamamladı

Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler 75. Genel Kurul Başkanlığı görevini üstlenen Volkan Bozkır'ın bir senelik görevinin bugün itibarıyla tamamlandığını duyurdu. Dışişleri Bak anlığı'nın açıklamasında, "Sayın Bozkır’ı başarılı Genel Kurul Başkanlığı için tebrik ediyor, halefi Maldivler Dışişleri Bakanı Sayın Abdulla Shahid’e BM 76. Genel Kurul çalışmalarında başarılar diliyoruz" denildi. Daha... » - Sözcü Sözcü -

23:46

14.09.2021

...
Bozkır: En zor dönemde başkanlık yaptım

Birleşmiş Milletler 75. Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır, 14 Eylül'de görevini 76. BM Genel Kurulu Başkanlığı'na seçilen Maldivler Dışişleri Bakanı Abdulla Shahid'e devredecek. B ozkır bir yıllık görev... Devamı için tıklayınız Daha... » - Sabah Sabah -

07:00

11.09.2021
Diğer Haberler

...
Türk bürokrat kritik görevden ayrılıyor! Yerine geçecek isim belli oldu

Birleşmiş Milletler 75. Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır, 21 Eylül'de başlayacak BM 76. Genel Kurul Görüşmeleri'ne 83 devlet başkanı ile 55 hükümet başkanının katılımının beklend iğini bildirdi. Görevini gelecek hafta 76. Genel Kurul Başkanlığına seçilen Maldivler Dışişleri Bakanı Abdulla Shahid'e devredecek Volkan Bozkır, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi. Daha... » - star.com.tr star.com.tr -

00:14

10.09.2021
Diğer Haberler

...
Bozkır: "En Zor Dönemde Başkanlık Yaptım”

Gelecek hafta görev süresi sona erecek olan Birleşmiş Milletler 75. Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır, düzenlediği basın toplantısında bir yıl süren görevi boyunca yaptığı çalışma ları değerlendirdi. Bozkır, salgının oluşturduğu zorluklar yüzünden en zor dönemde başkanlık görevini yürüttüğünü söyledi Daha... » - amerikaninsesi.com amerikaninsesi.com -

23:36

9.09.2021
Diğer Haberler

Şablon
BMGK Başkanı Bozkır: Afgan halkının uluslararası toplumun desteğine her zamankinden çok ihtiyacı var

Birleşmiş Milletler 75. Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır, Afganistan'da son iki haftada yaşanan gelişmelerin barış umudunu gölgelediğini belirterek, "Afgan halkı uluslararası top lumun desteğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor" değerlendirmesinde bulundu. Daha... » - Sputnik Sputnik -

06:21

27.08.2021
Diğer Haberler

Şablon
BM 75. Genel Kurul Başkanı Bozkır: Orta Asya’ya geliş nedenim bu ülkelerin mesajlarını dünyaya iletmek

BM 75. Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır, Orta Asya Cumhuriyetlerine gerçekleştirdiği resmi ziyaretine ilişkin "Orta Asya’ya geliş nedenim bu ülkelerin mesajlarını bütün dünyaya i letmek." dedi. Daha... » - Anadolu Ajansı Anadolu Ajansı -

15:46

9.07.2021
Diğer Haberler

...
BM 76. Genel Kurul Başkanlığı'na Maldivler Dışişleri Bakanı seçildi

Birleşmiş Milletler (BM) 76. Genel Kurul Başkanlığı'na Maldivler Dışişleri Bakanı Abdulla Shahid seçildi. Mevcut başkan Volkan Bozkır, görevi 14 Eylül 2021'de devredecek. - Habertürk Habertürk -

19:52

7.06.2021
Diğer Haberler

...
Pakistan'da Bozkır'a devlet nişanı verildi

Pakistan Cumhurbaşkanı Arif Alvi, resmi ziyaret için ülkeye gelen Birleşmiş Milletler (BM) 75. Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır'a devlet nişanı takdim etti. - Habertürk Habertürk -

20:26

27.05.2021

Şablon
BM Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır, Arakanlı Müslümanları ziyaret etti

Birleşmiş Milletler 75'inci Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır, Bangladeş'te sığınmacı olan Arakanlı Müslümanları ziyaret etti. Volkan Bozkır, yaşadıkları zulmü Arakanlıların ağzın dan dinledi. Daha... » - internethaber.com internethaber.com -

17:19

26.05.2021
Diğer Haberler

...
Çavuşoğlu: Ateşkes yetmez, işgal ve abluka sona ermeli

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, İsrail ve Filistin arasında yükselen tansiyonu ve İsrail’in Gazze’ye yönelik hava saldırılarını görüşmek üzere 75’inci Genel Kurul Başkanı V olkan Bozkır’ın başkanlığında toplandı. Toplantıda konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İsrail’in Gazze’deki saldırıları için “Bu saldırgan eylemler bir savaş suçu teşkil etmekte. Yapılması gereken sadece ateşkesin sağlanması değil, işgal ve ablukanın sona ermesi için uluslararası toplumun katılımıdır” dedi. Daha... » - Hurriyet Hurriyet -

07:00

21.05.2021