Konu

Ege Denizi Haberleri

Son Haber Tarihi
...
Yunanistan mayın tarama gemisi, Çanakkale Boğazı'ndan geçti

Çanakkale Boğazı'ndan geçen Yunanistan Deniz Kuvvetleri'ne ait M62 borda numaralı ‘HS Evropi' isimli mayın tarama gemisi, Ege Denizi'ne doğru yol aldı. - star.com.tr star.com.tr -

10:54

7.03.2021

Şablon
Bakan Akar: Mısır'ın arama faaliyetlerinde Türk kıta sahanlığına saygı göstermesi çok önemli gelişme

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, "Mısır'ın arama faaliyetlerinde Türk kıta sahanlığına saygı göstermesi çok önemli bir gelişme bunun devam etmesini bekliyoruz” dedi. Son dakika h aberi! Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Mısır’ın Doğu Akdeniz’de hidrokarbon arama ihalesini Türkiye’nin daha önce ilan ettiği ve BM’ye bildirdiği sınırlara saygılı olarak yapmasını olumlu olarak nitelendirerek, “Bu çok önemli bir gelişme bunun devam etmesini bekliyoruz. Mısır ile bizim tarihsel, kültürel birçok ortak değerimiz var. Bunların aktive olmasıyla önümüzdeki günlerde farklı gelişmeler olabilir diye değerlendiriyoruz” dedi. Akar beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile Ege Denizi açıklarındaki TCG Oruçreis’ten Mavi Vatan 2021 Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü faaliyetlerini takip etti. Faaliyetlerin başarıyla tamamlanmasının ardından tatbikatta görev alan gemilere video konferans yöntemi ile bağlanarak personele hitap eden Akar, sözlerine Bitlis’te kaza kırıma uğrayan helikopterde şehit olan personele başsağlığı, yaralılara şifa dileyerek başladı. Bölgesel ve küresel hassas ve kritik bir süreçten geçildiğini, terör sorununa ilave mülteci akını ve birçok gelişmelerin yaşandığını ifade eden Akar, ”Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bütün faaliyetleri, uluslararası, siyasi, diplomatik, güvenlik ve savunma konularını proaktif bir şekilde takip ediyor ve gerekli tedbirleri almaya devam ediyoruz. Türkiye, şu anda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde uluslararası ortamda bir özne haline gelmiş bulunuyor ve her geçen gün etki ve ilgi alanı genişliyor” diye konuştu. Türk Silahlı Kuvvetlerinin birden fazla harekat alanında faaliyetlerine başarıyla devam ettiğini belirten Akar, “Hem karada hem denizde hem de semalarımızda yoğun bir faaliyet var. Bu görevlerimizi şu ana kadar eksiksiz, aksaksız yerine getirdik, bundan sonra da yerine getirmeye devam edeceğiz. Ayrıca dost, kardeş ve müttefiklerimizin de hak, alaka ve menfaatlerine yönelik yapılan mücadeleye de gerekli katkıyı sağlıyor, bölge ve dünya barışına katkılarımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. “NATO GÖREVLERİMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ” Ülkelerin silahlı kuvvetlerini geliştirmek, sistemlerini denemek ve personelin becerisini artırmak için uluslararası hukuk çerçevesinde çeşitli tatbikatlar yaptığına dikkati çeken Akar, “Bizim Mavi Vatan Tatbikatımız da tamamen uluslararası hukuk çerçevesinde, tecrübemizi, bilgimizi, becerimizi artırmak için yapılan bir tatbikattır. Bu tatbikata Kara, Deniz, Hava Kuvvetlerimiz, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik unsurları katılmaktadır. Beraber çalışabilme yeteneğimizi geliştirmeye bu tatbikatın çok önemli katkılar sağladığını değerlendiriyorum” dedi. Bakan Akar, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının fiili planlı tatbikatının jenerik bir senaryoda gerçekleştirildiğini belirterek, şunları söyledi: “Tatbikat ile aynı anda diğer milli, uluslararası ve NATO görevlerimizi de aynı kararlılıkla sürdürüyoruz. Risk, tehdit ve tehlikelerin arttığı bir dönemde NATO dayanışması çok daha önemli hale gelmiştir. Bu konuda NATO bünyesinde gayet yapıcı, planlı, programlı bir ilişkimiz var. Bu ilişkimiz her geçen gün gelişmekte ve ilerlemektedir. Geçtiğimiz günlerde Sayın NATO Genel Sekreteri’nin yaptığı bir açıklama gerçekten çok önemli. Avrupa’nın, NATO’nun korunmasında, Türkiye’nin çok önemli bir rolü olduğunu açık ve seçik bir şekilde ortaya koydu. Ona da buradan teşekkür etmek istiyorum.” “KENDİLERİNİ BEKLİYORUZ” Türkiye ve Yunanistan arasındaki sorunlara dikkati çeken Akar, “Biz tüm sorunların uluslararası hukuk çerçevesinde, diyalog yoluyla, iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde çözülmesinden yanayız. Bu konuda müzakerelere açığız, barışçıl yol ve yöntemlerin tamamının kullanılmasını arzu etmekteyiz” diye konuştu. Türkiye ve Yunanistan Dışişleri Bakanlıkları arasında Ege istişari görüşmelerinin yapılmaya başlandığı, NATO Karargahı’nda askeri heyetler arasında ayrıştırma toplantılarının gerçekleştirildiğini anımsatan Akar, “Diğer bir toplantı ise daha önce ikisini Atina’da birini Ankara’da yaptığımız güven artırıcı önlemler çerçevesindeki görüşmeler. Komşumuza bunun dördüncüsünün Ankara’da yapma konusunda hazır olduğumuzu, kendilerini beklediğimizi ifade ettik” diye konuştu. Akar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tüm bu olumlu yaklaşımlara rağmen maalesef komşumuz tarafından provokatif girişimler, eylemler, sorumsuz açıklamalar, tehdit dili ve benzer yaklaşımlar bölgedeki barış ve istikrarı bozmaktadır. Gerilimi artıran ve bunları ortaya atarak istikrarı olumsuz etkileyen sözler ve eylemlerden kaçınmaları gerektiğini kendilerine devamlı söylüyoruz. Komşumuzun yaptığı bu faaliyetlerin temel amacının AB ve uluslararası kamuoyunu olumsuz etkilemek, onları yanıltmak olduğunu biliyoruz. Buna karşı da elimizden gelen her türlü tedbiri aldık, almaya devam ediyoruz. Kullanılan dilin, yapılan tacizlerin iyi komşuluk ilişkilerine yakışmadığını tekrar tekrar söylemeye devam ediyoruz. Bu dilin, provokasyonların, gerilimi artırıcı girişimlerin ve silahlanma gayretlerinin en büyük zararının Yunan halkına olduğunu, Yunan halkının kaynaklarının boşa harcandığını ifade ediyoruz. Aynı zamanda aklıselim sahibi Yunan akademisyen, emekli general ve amiraller ile bazı siyasilerin bu konuları artık ifade etmeye başladığını da memnuniyetle görüyoruz.” Yunanistan’ın iki ülke arasındaki sorunları Türkiye-Avrupa Birliği veya Türkiye-ABD sorunu gibi yansıtmaya çalıştığını ancak bunların beyhude çabalar olduğunu ifade eden Akar, “Yapılan bu iş hiçbir şekilde hukuki, ahlaki değil. Bizim kimsenin toprağında, hakkında hukukunda gözümüz yok. Bizim tek derdimiz hukuk çerçevesinde egemenlik haklarımızı ve kendi hak, alaka ve menfaatlerimizi korumak ve kollamaktır. Biz tüm komşularımızın egemenlik haklarına, toprak bütünlüğüne saygılıyız fakat diğer taraftan da kendi hak, alaka ve menfaatlerimizi hiçbir şekilde çiğnetmedik, çiğnetmeyeceğiz. Bu konuda bugüne kadar yapılması gereken ne varsa yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. “OLUMLU SONUÇ VERMESİNİ BEKLİYORUZ” Mısır’ın Doğu Akdeniz’de hidrokarbon arama ihalesini Türkiye’nin daha önce ilan ettiği ve BM’ye bildirdiği sınırlara saygılı olarak yapmasına yönelik de değerlendirmelerde bulunan Akar, şunları kaydetti: “Bu çok önemli bir gelişme bunun devam etmesini bekliyoruz. Mısır ile bizim tarihsel, kültürel birçok ortak değerimiz var. Bunların aktive olmasıyla önümüzdeki günlerde farklı gelişmeler olabilir diye değerlendiriyoruz. Zaten Mısır’ın aldığı bu kararın, bizim deniz yetki alanlarımıza saygı duyularak yapılan bu çalışmaların, bizim çalışmalarımıza uygun olduğu kadar Mısır halkının da hak ve menfaatinin yararına olduğunun da bilinmesini istiyorum. BM’ye beyan ettiğimiz deniz yetki alanları sınırlarımızla uyumlu bir şekilde Mısır’la da anlaşma, sözleşme, mutabakat muhtırası gibi çalışmaların önümüzdeki dönemde olabileceğini değerlendiriyoruz. Bu konuda Dışişleri Bakanlığımız gerekli çalışmaları ilgili, kurum, kuruluş ve bakanlıklarla koordineli şekilde sürdürüyor. Bu çalışmalar yapılmakta ve bunların da olumlu sonuç vermesini bekliyoruz.” “RUM GÖZLÜĞÜ” Kıbrıs’ın Türkiye’nin milli bir meselesi olduğunu vurgulayan Akar, “Bizim Türkiye olarak 1974’teki bakışımız neyse şu anda da hepimiz aynı noktada, anlayış içindeyiz. Bunu da herkesin bilmesi lazım” dedi. Türkiye’nin Kıbrıs’ta garantör olduğunu belirten Akar, “Garantörlük anlaşması çerçevesinde bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının varlığını yanlış yerlere çekmenin kabul edilemez olduğunu, bu mevcudiyetin de uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini tüm muhataplarımıza hatırlatmak istiyorum. Yapılan çarpıtmaların, gerçeği yansıtmayan açıklama ve girişimlerin Rum tarafına ve Yunanlara fayda sağlamadığını da bilmeleri gerek. Rumların bu uzlaşmaz tutumlarından bir an önce vazgeçmeleri ve oradaki Türk varlığını kabul etmeleri lazım. Onların egemen ve eşit unsurlar olduklarını bilmeleri lazım. Bu konuda AB’nin de stratejik körlüğünün sona ermesini temenni ediyoruz. Oradaki gelişmeler maalesef tek gözlükle, Rum gözlüğüyle görülmektedir. Bu da kesinlikle uluslararası hukuka ve gerçeklere uygun değil.” “Ada’da artık tek çıkış yolunun iki devletli çözüm olduğunu herkesin görmesi lazım” diyen Akar, bir an önce bunun gerçekleşmesinin önemine değindi. Üçüncü tarafların da bu konuda objektif olmasının önemini vurgulayan Akar, “Dost ve müttefiklerimizin buradaki gelişmeleri, sorunları akıl-mantık çerçevesinde değerlendirmeleri, konulara duygusallıktan, tarafgirlikten uzak, objektif bakmaları lazım. AB’nin bu konuda bir taraf olmaktan çıkıp bir arabulucu rolünde sorunun çözülmesine katkı sağlamasını da bekliyoruz” dedi. Milli Savunma Bakanı Akar, Türkiye’nin 500 yıllık tarihi kardeşlik bağları bulunan Libya halkının haklı davalarında desteğe ve iş birliğine devam edeceğini belirterek, “Tek millet, iki devlet olduğumuz Azerbaycanlı kardeşlerimizle de tek yürek olmaya ve tüm imkanlarımızla yanlarında bulunmaya devam edeceğiz” diye konuştu. “BARBAROS’UN TORUNLARI…” Türk Silahlı Kuvvetlerinin Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyinde, Mavi Vatan’da ve onun semalarında faaliyetlerinin yanı sıra BM, NATO, AB, AGİT ve ikili anlaşmalar kapsamındaki görevlerini başarıyla yerine getirdiğini belirten Akar, şöyle konuştu: “Asil milletimizin bağrından çıkan TSK, akıl ve bilim ışığında, anayasa çerçevesinde, yasalar ve Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleri doğrultusunda, sıralı amir ve komutanların emir ve komutasında, milletinin emrinde, görevinin başındadır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Peygamber ocağı ordumuz asil Türk milletinin sevgisi, güveni ve duasından aldığı güçle, görevini ‘ölürsem şehit kalırsam gazı’ anlayışıyla ciddiyet ve samimiyetle yerine getirmeye devam edecektir.” Akar sözlerini, “Barbaros’un torunları denizleriniz sakin, pruvanız neta, yolunuz, bahtınız açık olsun ” ifadesiyle tamamladı. Daha... » - ntv.com.tr ntv.com.tr -

18:32

6.03.2021


Şablon
Prof. Dr. Hasan Sözbilir: Yunanistan depremi İzmir faylarını tetikleyebilir

Yunanistan'ın Larisa şehrinde meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremi değerlendiren İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü ve Jeo loji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, "Bu bölgede depremler birbirini tetikleyecek şekilde oluyor. Bizim tarafa doğru geldiğimizde Kuşadası tarafında, Büyük Menderes havzasındaki fayların tabii ki bu depremlerle birlikte tetiklenme olasılıkları var. Aynı zamanda Samos Fayı’nın düşen bloğunda Tuzla, Gülbahçe, Seferihisar gibi faylarımız var. Bunların da tetiklenme tehlikesi var" dedi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi verilerine göre Yunanistan'ın Larisa kenti yakınlarında saat 13.16'da 6,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, Yunanistan'da korku yarattı. Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, depremle ilgili bilgi verdi. Özellikle son 1 yılda bölgede deprem aktivitesinin arttığını belirten Prof. Dr. Sözbilir, Girit Adası'ndan geçen büyük faya dikkat çekti. Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Girit Adası ile Marmara Denizi arasındaki bölgede yani Ege Denizi'nde ciddi bir sismik etkinliği söz konusu olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Sözbilir, "3,5 veya 4 aydır depremler olmaya başladı. Bu da bölgenin önemli bir gerilim etkisi altında olduğunu gösterir" dedi. "TETİKLENME OLASILIKLARI VAR" Yunanistan'da gerçekleşen 6,2'lik depremin İzmir faylarını tetikleyip, tetiklemeyeceği yönünde de Prof. Dr. Hasan Sözbilir, şunları ifade etti: “İzmir'de yıkıma neden olan 6,6 büyüklüğündeki deprem, Samos Fayı'ndan kaynaklandı. Bugün meydana gelen deprem de aslında Samos Fayı'nın devamında olan, ona komşu olan faylarda meydana geldi. Bu zonda birden fazla fay var. Birbirlerini tetiklediğini anlıyoruz. Midilli Fayı'nı da aslında bu fay sistemi içerisinde değerlendiriyoruz. Bu bölgede depremler birbirini tetikleyecek şekilde oluyor. Bizim tarafa doğru geldiğimizde Kuşadası tarafında, Büyük Menderes Havzası'ndaki fayların tabii ki bu depremlerle tetiklenme olasılıkları var. Aynı zamanda Samos Fayı'nın düşen bloğunda Tuzla, Gülbahçe, Seferihisar gibi faylarımız var. Bunların da tetiklenme tehlikesi var." Prof. Dr. Sözbilir, İzmir'deki fayların 7.2 büyüklüğünde deprem üretebildiği de kaydetti. ANKARA'DA DEPREMİN SESİ KAYDEDİLDİ Daha... » - ntv.com.tr ntv.com.tr -

16:24

3.03.2021
Diğer Haberler

...
‘Mavi Vatan’ kavramının müellifi emekli Tümamiral Cem Gürdeniz’le son gelişmeleri konuştuk: Yunanistan dolaylı sömürge

Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), son dönemde ABD’yle alışılmışın ötesinde, dikkat çeken bir yakınlaşma içinde. Türkiye’nin bölgesindeki yalnızlığından da yararlanan Yunanistan; Ege Denizi’nde, Doğu Akdeniz’de hamle üstüne hamle yapıyor. ABD ve Avrupa Birliği’nin desteğini de alarak İsrail’le, Mısır’la, Suudi Arabistan’la ve onun öncülük ettiği Körfez ülkeleriyle yakınlaşıyor. Yunanistan’ın Türkiye’ye yönelik tacizleri de son günlerde sıklaştı. Biz de konuyu dış politika, strateji, jeopolitik, denizcilik konularındaki en yetkin isimlerden olan, “Mavi Vatan” kavramının müellifi, emekli Tümamiral Cem Gürdeniz’e sorduk. Daha... » - Cumhuriyet Cumhuriyet -

02:00

28.02.2021

...
Dosta güven düşmana korku

Mavi Vatan-2021 Tatbikatı dün başladı. Ege Denizi ve Akdeniz’de 7 Mart’a kadar sürecek tatbikatta 87 gemi, 27 uçak ve 20 helikopter yer alıyor Devamı için tıklayınız - Sabah Sabah -

07:01

26.02.2021
Diğer Haberler

...
Ege Denizi’nde deprem! İzmir ve Manisa’da da hissedildi!

Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu aktif fay hatlarının uzanış yönünde bulunan ülkemizde son dakika depremleri meydana geliyor. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ile Afet ve A cil Durum Yönetimi Başkanlığı... Devamı için tıklayınız Daha... » - Sabah Sabah -

18:44

25.02.2021




...
Son dakika haberi: Yunanistan'dan gerilimi tırmandıran adım! 25 Ocak'tan beri sürüyor...

Son dakika haberi: Yunanistan istikşafi görüşmelerin başladığı 25 Ocak'tan bu yana Ege Denizi'nde gerginliği tırmandırmaya devam ediyor. Türkiye'nin 18 Şubat - 2 Mart tarihleri ar asında Ege Denizi'nde... Devamı için tıklayınız Daha... » - Sabah Sabah -

15:33

21.02.2021
Diğer Haberler

...
Son depremler! Ege denizinde korkutan deprem!

Kandilli Rasathanesi'nden gelen son dakika haberlerine göre; saat 18:23'de Ege Denizi açıklarında 3.7 büyüklüğünde, 6 kilometre derinliğinde; Akdeniz'de, Muğla'nın Marmaris açıkla rında Richter ölçeğine göre 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi Daha... » - Habertürk Habertürk -

21:25

20.02.2021

Şablon
"İzmir'deki 6 bin artçı heyelanları tetikledi"

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü ve Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, 6.6 büyüklüğündeki a na şokun ardından gelen 6 bin civarındaki artçı depremin İzmir'in farklı noktalarında heyelanları tetiklediğini açıkladı. Ege Denizi'nde Seferihisar açıklarında, geçen 30 Ekim'de meydana gelen ve yıkıma neden olan 6.6 büyüklüğündeki depremin ardından 6 bin civarında artçı sarsıntı meydana geldi. Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, ana şok sonrası gerçekleşen artçı sarsıntıların İzmir'in farklı noktalarındaki heyelanları tetiklediğini söyledi. Prof. Dr. Sözbilir, özellikle normal koşullarda kritik dengede durduğunu kaydettiği Narlıdere'nin Narbel, Bornova'nın Homeros Vadisi ve Eğridere, Çiğli'nin Harmandalı gibi heyelanlı bölgelerinde, artçı sarsıntıların aşırı yağışlarla birlikte tetiklenmeye yol açtığını kaydetti.Prof. Dr. Hasan Sözbilir, şöyle konuştu: "ÖNLEMLER ALINMASI GEREKİYOR" "30 Ekim'den beri 6 bin civarında artçı deprem oldu. Bunların en büyüğü ana şok olan 6.6 büyüklüğündeki depremdi. Birçok artçı sarsıntının büyüklüğü ise dörttü. Aynı zamanda Midilli taraflarında da deprem oldu. Dolayısıyla İzmir ölçeğinde sürekli bir sarsılma söz konusu. Sürekli zemin stabil durumdan belli saniyeler içinde sarsılıyor sonra tekrar duruyor. Bu da fosil heyelan olabilecek yerlerde tetiklemeye yol açıyor. Yağışla birlikte suyun etkisi, zeminle birleşince heyelanlar gelişiyor. Son 3.5 ay içinde özellikle Narlıdere Narbel tarafları, Çiğli Harmanladı tarafı ve Bornova Eğridere taraflarında heyelan gözlemleyebiliyoruz. Dolayısıyla bunlarla ilgili önlemler alınması gerekiyor. Özellikle bu bölgelerde fosil heyelanın belirlenmesi önemli. Bugün Türkiye'de heyelan duyarlılık haritaları yapılıyor. Bunlarla ilgili heyelan risk haritalarının yapılması da lazım. Türkiye'de bunlar şu an tabii ki il düzeyinde yapılıyor. Ancak ilçe, mahalle veya heyelanın gerçekleştiği nokta düzeyinde yapılması gerekli. Daha ayrıntılı çalışmalar yapılması lazım." İZMİR DEPREMİNİN MUCİZESİ İNCİ OKAN Daha... » - ntv.com.tr ntv.com.tr -

11:38

19.02.2021
Diğer Haberler